10 Maddede Menopozda Beslenme

Menopoz, kadınların yaşadığı doğal ve kaçınılmaz bir süreçtir. Östrojen hormonunun azalması ve vücutta meydana gelen diğer değişimler ise, kadının yeni yaşam alışkanlıkları kazanmasını gerektirmektedir.  Ülkemizde menopoz yaş aralığı ise 45-55 arasında olarak ifade edilebilir.


 

Menopoz belirtileri ise:

  • Düzensiz adet

  • Sıcak basması ve gece terlemesi

  • Uykusuzluk

  • Yorgunluk

  • Baş ağrısı

  • Vajinada kuruma

  • Deride kuruma

  • Sık sık idrara çıkma ve idrar tutamama problemleri

  • Sık vajinal ya da üriner enfeksiyonlar



 

1) Menopoz döneminin sağlıklı bir süreç olabilmesi için beslenmeye dikkat edilmeli!

Menopoz döneminde mutlaka beslenmeye önem gösterilmelidir. Menopoz döneminde kilo almaya daha çok müsait olan kadınlar, buna göre bir beslenme programı oluşturmalı, yüksek tansiyon ve kemik erimesi gibi ciddi hastalıklardan korunmak için mutlaka bir uzman yardımı almalıdır.



 

2) Her kadına ayrı bir beslenme programı!

Menopoz döneminde olan kadınların, duruma uygun bir prosedür ile beslenmesi gerekir. Ancak bu prosedür, her kadın için aynı değildir. Kişiye özgü hazırlanacak olan beslenme programında, kadının hastalıkları, fiziksel özellikleri, risk taşıdığı hastalıklar gibi faktörler göz önünde bulundurulmalı ve buna uygun bir beslenme düzeni oluşturulmalıdır.



 

3) Menopoz döneminde ideal vücut ölçüsüne ulaşılmalıdır!

Kilo almaya müsait bir dönem olan menopoz sürecinde, hasta ideal ölçüsüne ulaşmalıdır. Bu sayede kalp krizi riski ve kemik erime riski azaltılacaktır. İdeal kiloya ulaşma için beslenme düzeninin yanında mutlaka egzersiz de yapılmalıdır.



 

4) Menopoz döneminde mutlaka listeye koyulması gereken besin grupları:

Beslenme düzeninde mineral ve vitamin içeriği kesinlikle eksik olmamalıdır. Her öğün için; süt grubu, et grubu, yumurta-kuru baklagiller, taze meyve-sebzeler kişinin ihtiyacına göre yeterli oranlarda tüketilmelidir.  Bu sayede besin öğesi olan ve olmayan bütün öğelerin vücuda temin edilmesi gerçekleştirilmiş olur.

Besin öğesi olmayan fitokimyasalların: karotenoidler, flavonoidler, isoflavonoidler, polifenoller, çeşitli kronik hastalıklar için koruyucu özelliğe sahiptir. Bu durumda mutlaka soya tüketilmelidir. Soya besininde bulunan östrojen, kemik erimesine karşı koruyucu bir özelliğe sahiptir.

Menopoz dönemi ardından kadınlarda aşırı yağ ve tuz tüketimi de azaltılmalıdır.



 

5) Besin değeri yüksek gıdalara önem verilmelidir!

İdeal vücut ağırlığının korunması, yalnızca görüntü için değil, sağlık için de oldukça önem teşkil etmektedir. Hormonlardaki değişim sebebiyle bazal metabolik hızda azalma gözlemlenir. Fiziksel olarak yeterli aktiflik mevcut değilse, şişmanlık sorunu meydana gelebilir. Bu durumda da fast food tarzı besinlerden uzak durulmalı, besin değeri yüksek gıdalara önem verilmelidir.



 

6) Basit şekerleri hayatınızdan atın!

Basit şekerler, gereksiz kalori alımına yol açar. Bunun yerine tahıllar, kurubaklagiller, meyve ve sebzelerden şeker ihtiyacı karşılanmalıdır. Basit şekerlerin, serum trigliserit ve düşük dansiteli lipoprotein kolesterol düzeylerindeki artış ile yakından alakalı olduğu ortaya konmuştur.Basit şekerler, yalnızca enerji sağlar. Ancak kompleks karbonhidratlar yani tahıllar, kuru baklagiller vs. içeren besinler ile enerjinin dışında, vücut çalışması için gerekli olan protein, vitamin, mineraller ve posa temin edilmiş olmaktadır.



 

7) Posadan zengin besinler tüketilmeli!

Posa, bir karbonhidrat çeşididir. Koruyucu ve tedavi edici özellikleri bulunmaktadır. Kötü kolestrolün düşmesine de yardımcı olur. Kan şekerini dengeleyen posadan zengin içerikler; diyabet kanser ve koroner kalp hastalığı için tedbir mahiyetindedir.



 

8) Sebze ve meyve tüketimini ihmal etmeyin!

Sebze ve meyve tüketimine eskisinden daha çok önem verilmelidir. Bu besin grupları vitaminler, mineraller ve fotokimyasallar açısından oldukça zengindir. Yağ oranları da oldukça düşük olduğu için ve çeşitli hastalıklara karşı koruma sağladığı için meyve ve sebze mutlaka tüketilmelidir. Bunun dışında sebze ve meyve, kemik erimesi için de koruyucu bir etkiye sahiptir.  Sebze ve meyveler tamponluk işlevi görür ve kemik kaybını azaltırlar. Sebze tüketimi ya da bitkisel kaynaklı protein tüketimi, kemikte oldukça çok mineral yoğunluğu ile yakından alakalıdır. Menopoz dönemindeki kadınlarda beslenme düzeni, toplam proteinin %25-30’u hayvansal kaynaklı, %70-75’i bitkisel kaynaklı olacak şekilde düzenlenmelidir. Düşük protein temin edilirse, idrarda kalsiyum atımı artar.



 

9) Yağ dengesi de ayarlanmalı!

Beslenme düzeninde yağ dengesine de özen gösterilmelidir. Doymuş yağ oranı en fazla %7 olmalıdır.  Trans yağ asitleri ise beslenme düzeninde %1’lik kısmı kapsamalıdır.



 

10) Haftada en az 2 defa balık tüketin!

Balık tüketimi her yaşta olduğu gibi menopoz döneminde de oldukça önemlidir. Omega-3, kemik ve eklem hastalıklarına karşı, bilişsel işlev ve kan lipitleri için oldukça önemlidir.