Tüp Bebek Tedavisinde Doğru Bilinen Yanlışlar

Doğal yollarla bebek sahibi olamayan çiftlerin umudu olan tüp bebek tedavisi, pek çok çiftin bebek sahibi olabilmesine yardım etmektedir. Kısırlık şikayetiyle doktora başvuranların tüm tetkikleri yapıldıktan sonra yumurtlama ve aşılama gibi diğer kısırlık tedavi yöntemlerinin işe yaramadığı durumda tüp bebek tedavisi uygulamasına başvurulur. Tüp bebek tedavisinde erkek ve kadının üreme hücreleri vücut dışındaki bir laboratuar ortamında birleştirilip döllenir. Ardından sağlıklı ve gebeliğe uygun olan embriyolar tıbbi yöntemlerle anne aydının rahmine yerleştirilir.  Bu uygulamada başarılı bir gebelik elde edilebilme ve canlı doğum yapabilme oranı diğer kısırlık tedavilerine göre daha yüksektir. Ancak bunun için kadın ve erkeğin sağlık durumlarının tüp bebeğe uygun olması, tedaviyi yapacak olan doktorun alanında uzman ve tecrübeli olması, uygulamanın yapılacağı sağlık kurumunun da yeterli donanıma sahip olması gerekmektedir. Tüm bu koşullar sağlandığında başarılı bir gebelik elde edilme ihtimali yüksektir. Yeter ki tüp bebek tedavi yönteminin ne olduğu ve ne olmadığı konusunda doğru ve yeterli bilgi, bilinç sahibi olunsun.

 

Tüp bebekte doğru bilinen yanlışlar;
 

  1. Yanlış: Tüp bebek tedavisiyle gebe kalanlar 9 ay boyunca yatmak zorundadırlar

Tüp bebek tedavisi ile elde edilen gebeliklerin sağlıklı ve başarılı olma ihtimalleri, tıpkı doğal yollarla elde edilen gebeliklerdeki gibidir. Tüp bebek tedavisi doğal yolla gerçekleşen döllenmenin ve embriyonun rahme ulaşması işleminin doktorlar tarafından gerçekleştirilmesidir. Embriyonun sağlık durumunu olumsuz etkileyecek her hangi bir durum söz konusu olmamakla birlikte, hamile olan kadının sürekli yatmasının da gebelikteki başarıyı artıracağına dair bir bilgi de bulunmamaktadır.

 

  1. Yanlış: Tüp bebek tedavisi ağrılı ve acılı bir süreçtir

Tüp bebek tedavisinde kadının ya da erkeğin ağrı ya da acı hissetmesine sebep olacak her hangi bir işlem uygulanmamaktadır. Gelişen tıp teknolojisinin sunduğu olanaklar sayesinde tüm tedavi süreci ağrısız, acısız geçmekte, geçmişte uygulanan iğnelerin yerini de artık haplar almaktadır.

 

  1. Yanlış: Tüp bebek tedavisinde yaş önemli değildir

Üreme ile ilgili her aşamada ve tedavi yönteminde olduğu gibi tüp bebek tedavisinde de özellikle kadının yaşı çok önemlidir. Zira yaş ilerledikçe üreme fonksiyonları yavaşlamakta ve kadının yumurtaları azalmaktadır. Tüp bebek tedavisi de kadının yumurtası ile erkeğin sperminin birleştirilmesi ile gerçekleştirildiğine göre kadının sağlıklı yumurta rezervi tüp bebek başarısı için hayati önem taşımaktadır. Bu bağlamda 40 yaşın üzerindeki kadınlarda tüp bebekle gebe kalma şansı düşükken, 45 yaşın üzerinde bu ihtimal neredeyse tamamen yok olmaktadır.

 

  1. Yanlış: Tüp bebek tedavisi çoğul gebelik demektir

Tüp bebek tedavisinde tek bebek ya da ikiz, üçüz gebelik elde edilme durumu tamamen transfer edilen embriyo sayısı ile ilgilidir. Ülkemizde SGK’nın belirlediği tüp bebek kriterleri bağlamında çoğul gebeliği önlemek adına 2’den fazla embriyonun tek seferde nakledilmesi zaten yasaklanmıştır. Laboratuar ortamında döllenen yumurtalardan elde edilen embriyolardan en sağlıklı olan bir tane embriyo anne adayının rahmine yerleştirilirse çoğul gebelik olma ihtimali hiç yoktur. Ancak çoğul gebelik isteyenlere iki tane sağlıklı embriyo transfer edilebilmektedir.

 

  1. Yanlış: Tüp bebek tedavisi ile bebek sahibi olma ihtimali % 100’dür

Tüp bebek tedavisinde gebelik elde edilme oranı, canlı doğum yapma oranından daha yüksektir. Zira gebelik döneminde yaşanan bazı aksaklıklar bebeğin anne karnındayken kaybedilmesine sebep olabilmektedir. Bununla birlikte anne adayının yaşının 40’ın üzerinde olması, yumurtalık rezervinin düşük olması, erkeğin spermlerinin kaliteli ve hareketli olmaması gibi pek çok sebep tüp bebek tedavisinde başarıyı düşürmektedir. Bu sebeple de başarının pek çok etkene bağlı olduğu tüp bebekte % 100 başarıdan söz etmek mümkün değildir.